17 Ocak 2008 Perşembe

tespit_fetiş

yeni aldığım çantalarıma bakarken ki iç çekişimden ürktüm. Ya da televizyonumun kenarında duran yaklaşık 100 yıllık ciklet kutusunla her gözgöze gelişimde ki hissettiklerim. Zayıflama çabalarım da kıyafetlerle kurulan yine bu bağ yüzünden, hele ayakkabılar... Objeleri seyretmeyle ilgili bu mantık dışı kutsama durumu haricinde kokuyla ilgili ve tadla ilgili de heyecan uyandıran şeyler yok değil; mesela fırınların önünden geçerken sıcak ekmek kokusu...(üç nokta çünkü hayali bile yetti:)) Ama bu meta fetişi durumu yalnızken, işsizken, güçsüzken, aşksızken daha da abartı ortaya çıkıyor. O dönemler de insanın iştahı sapıtıyor ya hiç istemiyor ya çok, o dönemler de cepte üç kuruş yokken saçma sapan alışverişler yapılıyor. Ama bunlar masum ve olağan şeyler fetişse esir alabiliyor, galiba insan heyecanlanmak istiyor ve beyne bu emri veriyor beyin de al bakalım bu nasıl diye cevap veriyor. Çok da bi tespit olmadı e yüzlerce kitap yazılmış bununla ilgili benim ne haddime üç cümleyle anlatıvermek. Ama yeni çantalarım inanılmaz:)

2 yorum:

evren uzer dedi ki...

ben hala adamcagizin duvarindan ilkyardim cantasini bile aldigima inanamiyorum... yasasin fetis :)

etipuf dedi ki...

georges perec - şeyler

o kdr gerçek ki korkutucu neredeyse..