26 Eylül 2008 Cuma

17 Eylül 2008 Çarşamba

tespit_Ara Olaylar

Roland Barthes'in Ara Olaylar diye bi kitabı var kısa kısa yazmış, keyifli , tespitler de yapmış bol bol bi tane yazim mesela;

'Dans eden sakallı bir adamın önünde Kralın Kuzeni bana bilgi veriyor; O bir filozof. Filozof olmak için, diyor, dört şey gereklidir; 1) Arapça konusunda eğitim görmüş olmak
2)Çok yolculuk yapmış olmak
3)Öbür filozoflarla ilişkisi olmak
4)Gerçeklikten uzakta, söz gelimi deniz kıyısında olmak'

tespit_buhran

Eylül, üstüne dolunay, üstüne yağmurun yağamadığı, insanı 2 paket tylolhot içmiş gibi yapan hava, ve de üstüne yalnız vapur yolculukları, su burcu ağlak insan bende bi garip burun çekmelere, iç geçirmelere, ay bayılacamlara ve bi takım hüzünlere neden oldu. Yazmiim dedim ama tutamadım.Hatta öyle şeyler dinlemeye başladım ki, skroplmayı devre dışı bıraktım. Eylül tespit etmekle bitmeyen bi ay. Ekimin lafı edilmez eylülün yanında ama gelsin artık.

14 Eylül 2008 Pazar

tespit_turkce

"cekoslovakyalilastiramadiklarimizdan misiniz?" tekerlemesi turkcenin sondan eklemeli bir dil olmasinin bir kelimeyi ne kadar uzatabilecegini ve hala da anlamli olabilecegini hatirlatti.. su da varmis; muvaffakiyetsizleştiremediklermizdenmişsiniz.

tespit_kararları uygulamak

Heyecanla verdiğimiz kararları (sigarayı bırakıcam, onu bir daha aramıycam, onu yarın arıycam, bu işten istifa edicem vb liste uzar gider.. ) uygulayabilmenin en garantili yolu onu yüksek sesle başkalarına tekrar etmek olabilir. Kendimizi düşkırıklığına uğratmaktan çok başkalarında yaratacağımızı önemsediğimizden belki, başkalarını ikna ederken bu kararın doğruluğuna kendimiz de katmerli ikna oluyor olabiliriz.

13 Eylül 2008 Cumartesi

tespit_ebebeyin

bi erkeğin baba modeli fenaysa ve onunla arası iyi değilse insan ve kadın-erkek ilişkileri fena oluyor ya hani bi kızın da annesiyle arası iyi değilse bi şekilde (annesi onu takdir etmiyodur gibi misal) ondan kötü bi arkadaş oluyo. kadın-erkek ilişkilerindeki durumlarını bilmiyorum, tecrübe etmedim. bu konuda lindsay lohan'a bağlanabiliriz evet.

9 Eylül 2008 Salı

tembih_21 gün

insan 21 gün aynı şeyi yaparsa-mesela hep aynı saatte uyanmak gibi- biyolojik saat ve benzeri çalışmaya başlıyomuş, bu durumda 21 gün bişeyi yapmazsa da yapmaz, ellerini yemezse 21 gün birisi, yemez belki daha, yada 21 gün kahve içmezse içmeyebilir, 21 gün aramadan duramadığı sevgilisini aramazsa belki bi daha hiç aramaz (bu saçma oldu) öyle bi bilgi işte.

7 Eylül 2008 Pazar

tespit_patlamaya hazir bomba

ulke ve dunya gundeminde olanlari isteyerek ya da istemeden takip etmis, ulkenin ve dunyanin icinde bulundugu durumu hic de iyi olarak gormeyen, en cok da kendi ulkesinin gelecegi adina egitim, saglik, sosyal guvenlik, hukuk, baris vb. konularinin devletin/devletlerin basindakiler tarafindan, her ne sebeple olursa olsun ozellikle ulke/ulkelerin cikarlarina ters bi sekilde yonetildigini dusunen, fakat bu konuda etkili birsey/birseyler yapamayan patlamaya hazir bir bomba gb, gundelik yasantimda en ufak bir puruzun (trafigi tikayan araba, surekli korna calan halk otobusu soforu, disardan ilk bosalan masaya oturtacagini soyleyen ve bi turlu yapmayan garson, vb...) beni patlatmaya yettigini tespit ettim. beni en cok uzenin de asil patlamam gereken yer ve zamanda asla patlayacagimi bilmem oldugunu tespit ettim.

tespit_tembih_ortamlar

daha önce milyonlarca kez tespit ettiğim ama şu an tekrar bi cümle içinde kurmak istediğim üzre: etrafımızda "80 kelimelik türk kelime haznesi"yle (ki bu benim kalıbım değil, alıntı) kurduğu her cümlenin içine en az bir ingilizce kelime (ki burda bahsedilen bilgisayar masaüstüsüne desktop diyor gibin bi durum değil) yerleştiriveren ama yanına bir yabancı getirdiğinizde ingilizce konuşmayı asla beceremeyen ya da buna cesaret edemeyen; seçim zamanı geldiğinde özellikle artan bir şekilde türkiye'deki politik gündemi takip etmemekle gurur duyan ve bundan anlamayışının anlamayışlık olmadığını düşünen, klişeleşen "apolitik gençlik"(ki politik görüş sahibi olmamanın suç olduğunu düşünmüyorum, çünkü ben aptal olmanın da suç olduğunu düşünmüyorum) olmanın küpe takmak gibi asi bir hareket olduğunu zanneden, zamanın seçimlerinde aday diye sadece rte'yi bilen ama nerdeyse hergün belki de bir kaç kere barack obama'dan bahseden bir gençlik (ki ben burda genç derken 12-13 yaştan değil, 30'dan bile bahsediyorum) olduğunu farkettim.

ingiltere'den yetişmiş ol, anglofon ol, kendini ifade etmede zorluk çek ya da direk ingilizce konuşmayı seviyorum ben de, dürüst ol canımı ye gibi açıklamalar yapıp atasözü (ki ben burda büyük laf ettim demiyorum) açıklayan kompozisyonlar yazdıran edebiyat hocalarının düştüğü hataya düşmek istemiyorum.

sonuç olarak, toplumun genç kesiminin zorlama bir durumda olduğunu, orda burda her gördüklerini kendilerinde istediklerini tespit ediyorum, yazılı olarak kalsın istedim.

bunları çoğaltabiliyoruz işte ben ona üzülüyorum.

5 Eylül 2008 Cuma

tespit_sıra kendine gelince kaçanlar

İkili ilişkide yaşadığım en acı ve sinir bozucu durumlardan birinin, rezil olma pahasına kartlarımı açık oynayıp içimi döktüğüm bir kişiden hala temkinli, ikili oynayan "ne öyle, ne böyle" cevaplar almak olduğunu tespit ettim... Sanırım iş başa düşünce önceden söylenen palavralara genelde pek uyulmuyor...

3 Eylül 2008 Çarşamba

tespit_küstah

sözü dolandırmadan, açık konuşabilmek ve rahat bir insan olmakla, "küstah" olmak arasında küçük ama hassas ve önemli bir fark var. çizgiyi aşan küstahlara katlanamıyorum! hele ki bunu, kadınların hoşlandığını sanarak bile isteye yapan erkek kılıklılara allah akıl-fikir versin demek istiyorum ama o da olmaz, geçmiş olsun!