26 Eylül 2008 Cuma
17 Eylül 2008 Çarşamba
tespit_Ara Olaylar
Roland Barthes'in Ara Olaylar diye bi kitabı var kısa kısa yazmış, keyifli , tespitler de yapmış bol bol bi tane yazim mesela;
'Dans eden sakallı bir adamın önünde Kralın Kuzeni bana bilgi veriyor; O bir filozof. Filozof olmak için, diyor, dört şey gereklidir; 1) Arapça konusunda eğitim görmüş olmak
2)Çok yolculuk yapmış olmak
3)Öbür filozoflarla ilişkisi olmak
4)Gerçeklikten uzakta, söz gelimi deniz kıyısında olmak'
'Dans eden sakallı bir adamın önünde Kralın Kuzeni bana bilgi veriyor; O bir filozof. Filozof olmak için, diyor, dört şey gereklidir; 1) Arapça konusunda eğitim görmüş olmak
2)Çok yolculuk yapmış olmak
3)Öbür filozoflarla ilişkisi olmak
4)Gerçeklikten uzakta, söz gelimi deniz kıyısında olmak'
tespit_buhran
Eylül, üstüne dolunay, üstüne yağmurun yağamadığı, insanı 2 paket tylolhot içmiş gibi yapan hava, ve de üstüne yalnız vapur yolculukları, su burcu ağlak insan bende bi garip burun çekmelere, iç geçirmelere, ay bayılacamlara ve bi takım hüzünlere neden oldu. Yazmiim dedim ama tutamadım.Hatta öyle şeyler dinlemeye başladım ki, skroplmayı devre dışı bıraktım. Eylül tespit etmekle bitmeyen bi ay. Ekimin lafı edilmez eylülün yanında ama gelsin artık.
14 Eylül 2008 Pazar
tespit_turkce
"cekoslovakyalilastiramadiklarimizdan misiniz?" tekerlemesi turkcenin sondan eklemeli bir dil olmasinin bir kelimeyi ne kadar uzatabilecegini ve hala da anlamli olabilecegini hatirlatti.. su da varmis; muvaffakiyetsizleştiremediklermizdenmişsiniz.
tespit_kararları uygulamak
Heyecanla verdiğimiz kararları (sigarayı bırakıcam, onu bir daha aramıycam, onu yarın arıycam, bu işten istifa edicem vb liste uzar gider.. ) uygulayabilmenin en garantili yolu onu yüksek sesle başkalarına tekrar etmek olabilir. Kendimizi düşkırıklığına uğratmaktan çok başkalarında yaratacağımızı önemsediğimizden belki, başkalarını ikna ederken bu kararın doğruluğuna kendimiz de katmerli ikna oluyor olabiliriz.
13 Eylül 2008 Cumartesi
tespit_ebebeyin
bi erkeğin baba modeli fenaysa ve onunla arası iyi değilse insan ve kadın-erkek ilişkileri fena oluyor ya hani bi kızın da annesiyle arası iyi değilse bi şekilde (annesi onu takdir etmiyodur gibi misal) ondan kötü bi arkadaş oluyo. kadın-erkek ilişkilerindeki durumlarını bilmiyorum, tecrübe etmedim. bu konuda lindsay lohan'a bağlanabiliriz evet.
9 Eylül 2008 Salı
tembih_21 gün
insan 21 gün aynı şeyi yaparsa-mesela hep aynı saatte uyanmak gibi- biyolojik saat ve benzeri çalışmaya başlıyomuş, bu durumda 21 gün bişeyi yapmazsa da yapmaz, ellerini yemezse 21 gün birisi, yemez belki daha, yada 21 gün kahve içmezse içmeyebilir, 21 gün aramadan duramadığı sevgilisini aramazsa belki bi daha hiç aramaz (bu saçma oldu) öyle bi bilgi işte.
7 Eylül 2008 Pazar
tespit_patlamaya hazir bomba
ulke ve dunya gundeminde olanlari isteyerek ya da istemeden takip etmis, ulkenin ve dunyanin icinde bulundugu durumu hic de iyi olarak gormeyen, en cok da kendi ulkesinin gelecegi adina egitim, saglik, sosyal guvenlik, hukuk, baris vb. konularinin devletin/devletlerin basindakiler tarafindan, her ne sebeple olursa olsun ozellikle ulke/ulkelerin cikarlarina ters bi sekilde yonetildigini dusunen, fakat bu konuda etkili birsey/birseyler yapamayan patlamaya hazir bir bomba gb, gundelik yasantimda en ufak bir puruzun (trafigi tikayan araba, surekli korna calan halk otobusu soforu, disardan ilk bosalan masaya oturtacagini soyleyen ve bi turlu yapmayan garson, vb...) beni patlatmaya yettigini tespit ettim. beni en cok uzenin de asil patlamam gereken yer ve zamanda asla patlayacagimi bilmem oldugunu tespit ettim.
tespit_tembih_ortamlar
daha önce milyonlarca kez tespit ettiğim ama şu an tekrar bi cümle içinde kurmak istediğim üzre: etrafımızda "80 kelimelik türk kelime haznesi"yle (ki bu benim kalıbım değil, alıntı) kurduğu her cümlenin içine en az bir ingilizce kelime (ki burda bahsedilen bilgisayar masaüstüsüne desktop diyor gibin bi durum değil) yerleştiriveren ama yanına bir yabancı getirdiğinizde ingilizce konuşmayı asla beceremeyen ya da buna cesaret edemeyen; seçim zamanı geldiğinde özellikle artan bir şekilde türkiye'deki politik gündemi takip etmemekle gurur duyan ve bundan anlamayışının anlamayışlık olmadığını düşünen, klişeleşen "apolitik gençlik"(ki politik görüş sahibi olmamanın suç olduğunu düşünmüyorum, çünkü ben aptal olmanın da suç olduğunu düşünmüyorum) olmanın küpe takmak gibi asi bir hareket olduğunu zanneden, zamanın seçimlerinde aday diye sadece rte'yi bilen ama nerdeyse hergün belki de bir kaç kere barack obama'dan bahseden bir gençlik (ki ben burda genç derken 12-13 yaştan değil, 30'dan bile bahsediyorum) olduğunu farkettim.
ingiltere'den yetişmiş ol, anglofon ol, kendini ifade etmede zorluk çek ya da direk ingilizce konuşmayı seviyorum ben de, dürüst ol canımı ye gibi açıklamalar yapıp atasözü (ki ben burda büyük laf ettim demiyorum) açıklayan kompozisyonlar yazdıran edebiyat hocalarının düştüğü hataya düşmek istemiyorum.
sonuç olarak, toplumun genç kesiminin zorlama bir durumda olduğunu, orda burda her gördüklerini kendilerinde istediklerini tespit ediyorum, yazılı olarak kalsın istedim.
bunları çoğaltabiliyoruz işte ben ona üzülüyorum.
ingiltere'den yetişmiş ol, anglofon ol, kendini ifade etmede zorluk çek ya da direk ingilizce konuşmayı seviyorum ben de, dürüst ol canımı ye gibi açıklamalar yapıp atasözü (ki ben burda büyük laf ettim demiyorum) açıklayan kompozisyonlar yazdıran edebiyat hocalarının düştüğü hataya düşmek istemiyorum.
sonuç olarak, toplumun genç kesiminin zorlama bir durumda olduğunu, orda burda her gördüklerini kendilerinde istediklerini tespit ediyorum, yazılı olarak kalsın istedim.
bunları çoğaltabiliyoruz işte ben ona üzülüyorum.
5 Eylül 2008 Cuma
tespit_sıra kendine gelince kaçanlar
İkili ilişkide yaşadığım en acı ve sinir bozucu durumlardan birinin, rezil olma pahasına kartlarımı açık oynayıp içimi döktüğüm bir kişiden hala temkinli, ikili oynayan "ne öyle, ne böyle" cevaplar almak olduğunu tespit ettim... Sanırım iş başa düşünce önceden söylenen palavralara genelde pek uyulmuyor...
3 Eylül 2008 Çarşamba
tespit_küstah
sözü dolandırmadan, açık konuşabilmek ve rahat bir insan olmakla, "küstah" olmak arasında küçük ama hassas ve önemli bir fark var. çizgiyi aşan küstahlara katlanamıyorum! hele ki bunu, kadınların hoşlandığını sanarak bile isteye yapan erkek kılıklılara allah akıl-fikir versin demek istiyorum ama o da olmaz, geçmiş olsun!
28 Ağustos 2008 Perşembe
tespit_bebek sevmeyenin evrimi
Şahsen çocukları seven bir insanım. Etrafta bebek gördüm mü güler, sevinirim (üstüne atlayıp sıkıştıranlardan hiç bir zaman olmadım çok şükür) . Fakat tespit ettim ki, herkes böyle değil. İnsan nasıl bir bebek görünce gülmez diye düşünürken; geçenlerde annemle oturduğumuz çaybahçemsi yerde biz gördüğümüz bebeğe gülerken etrafta somurtuk suratla bebeğe tip tip bakan bir sürü insan gördük. Kendimce bir tespitte daha bulundum ki, bebekleri sevmeyen bir genç yaşı ilerledikçe otobüste her sorunun sonunu "gençlere" bağlayan teyze ya da amca oluyor. Halbuki bebekleri seven bir genç, yaşlanınca hani kırk yılda bir karşınıza çıkan "ama onlar da okullarda sabahtan akşama kadar yoruluyorlar n'apsınlar, yer veremiyor olabilirler" diyen ya da siz yer verdiğinizde "aman olur mu otur, otur" diyip illa sizi oturtan o tonton teyze, amca oluyor. Umarım ben de ikinci gruptan olacağım :)
27 Ağustos 2008 Çarşamba
24 Ağustos 2008 Pazar
tespit_kadın
kadının parayı ve güzelliği sonradan bulanından korkucan. sonradan kaybedeni zaten senden korkar heralde bilmiyorum, onunla ilgili bi tespitim yok.
22 Ağustos 2008 Cuma
tespit_işveli ses tonu
Telefonda hoşlandığı kişiyle konuşan bi kişiyi ayırd edebiliriz genelde, peki ya flörtöz biriyse genelde hep bu ses tonuna sahipse, işte bu kişinin niyetinin ne olduğunu ne telefonda ne yüzyüze anlamak mümkün değil, tembih: ya eğlenin ya kaçın.
tespit_öc almak
yazin sicaginda, arada bir esen ruzgardan serinlemeyi disarida gunes altinda kavrulmaya yeglemis evde oturuyorsaniz, kulaklarinizi sagir edercesine mutfak ve banyo tadilati icin calisan ust kat komsunuzun mimar ve ustalariyla birlikte ayni sesleri duymak zorunda kaliyorsaniz ve komsunuz prens adalarinin birinde bu sesler ve curcunadan uzak tatilini geciriyorsa o zmn mutfak ve banyoyu yenileyeceginiz gunun hayalini kurup komsunuzun size cektirdigi acinin aynisini cektirmek icin hangi tatil beldesinde deniz kenarinda mojitonuzu yudumlayarak ondan öc alacaginizi hayal etmenizin isten bile olmadigini tespit ettim.
19 Ağustos 2008 Salı
tespit_KÖM ile Ayak Arasında Kalmak
Beşiktaş’ta bir zamanlar bir Tansaş vardı bilirsiniz, şimdi yerinde yeller esse daha iyi bir hal almış. Kırmızı bir zeminin üzerinde banklar var, evet bu iyi ama oturmak için içerlek bir durumun içine girmek zorundasınız. Bu ne demek? Yani hemen oracığa oturmak pek mümkün değil, park havası verilmiş, biraz yürüyüp o kırmızı kumumsu şeyin içine girip öyle oturuyorsunuz bu banklara. (Çocuk havuzu gibi bişey??) Neyse bu kabul, Tansaşı da sevmezdim bu durumu da sevmedim. Gelelim asıl vıdılanacağım konuya, bir arkadaşımı beklemekteydim bugün, ve genellikle bugünlerde kural edindiğim KÖM ü yerine getirmek için çok uygun bir zamandı. (KÖM nedir?- KÖM küçük ölçekli müdahaledir, hayatı neşelendirir, sabah tosta kekik koymakla başlar, otobüste kadınların yanı boşken erkeklerin yanına oturarak ya da gereksiz yere alışverişte poşet almayarak devam eder. KÖM olimpiyatlarda Pheleps’i seyredip güne mutlu başlamaktır. KÖM vapurda dışarıya oturmaktır. Özetle kalp temizliğiyle ve elden gelenle müdahil olmaktır KÖM hayata ya da işte isterseniz kamusal hayata minik minik müdahilliktir) –Konuya dönelim- KÖM için çok uygun bir ortamdı, tüm banklar doluydu ve bir garip amcanın yanı boştu, mavi gömlek siyah pantalon bu sıcakta siyah ceket, pala bıyık tesbih ve siyah çorap sahibi bir amcanın, haa birde arkasına basılmış ayakkabı. Gidip normal Bilge yanına otururdu, o gerilime bayılırdı, ama bu sefer bir sorun vardı. Ayak! Adam ayakkabısını çıkarmış ve eliyle ayağını tutmaktaydı. Bu noktada KÖM değil BÖM olsa oturamazdım yanına. Derdim hiç bir sosyal, kültürel, etik ya da estetik bişeyle değil…Ayak beni geriyor, hele ki ortalıkta ve çirkinse çok geriyor. (Bir sürü tramvatik alt okuma yapılabilir, yapılsın umrumda değil) Epey düşündüm ve oturamadım ki çok yorgundum… Bu adam Beşiktaşın ortasında kaşınarak ve ayakkabılarını çıkararak oturabiliyorken, bir takım bu yazıyı okuyan adamlar da bu yazdıklarımdan bile iğreniyorlar eminim –hiç böyle bi şehirde değilmişizcesine-. İşte bu iki uçta gelip giden tansiyonlu bir şehir desem fazla romantik olur, ama çok şaşırıyorum bazen…Tespit; Şaşkınım yarım saat de ayakta bekledim yorgunum.
18 Ağustos 2008 Pazartesi
tespit_tembih_gizli dur
hadin kendi blogun neyse de tespittembih'e yazdığının dışardan -özellikle hoşlanmışlığın olan, hali hazırda hoşlandığın insanlar tarafından- bilinmesinin insanı gerdiğini bünyemde tespit ettim. sonra rahat yazamıyosun, gayet dışardan gözlemlediğin bişeyleri yazasın geliyodur ama yazsan mesaj veriyo olmaktan çekiniyosun, belki bi mesaj vermek istiyosun ama o mesajı ya başkası üzerine alırsa diye kalıyosun, ya o mesaj vermek istediğim insan bak hala ona mesaj gönderiyo diye düşünüyosa diye -dünyanın merkezinde senin olduğun- senaryolar yazıyosun ve inansam mı yoksa zeki kızım ben saçmalamayayım tarzında kendi içinde çelişkiler yaşıyosun*. sonunda sadece duruyosun.
bu mesajım da kime niyet kime kısmet mesela.
* (evet çelişkinin başkasının içinde olanını da yaşadım ben)
bu mesajım da kime niyet kime kısmet mesela.
* (evet çelişkinin başkasının içinde olanını da yaşadım ben)
14 Ağustos 2008 Perşembe
tespit_kesinlikle
Yüzbinmilyonuncu kez hayatta hiç birşeyden tümüyle emin olunamayacağını tespit ettim.
11 Ağustos 2008 Pazartesi
tembih_haydi bir daha asla görüşmeyelim
Bazen ailemin ve yontulmama aracı olmuş başka bir takım kurum, kuruluş ve kimselerin bana öğrettiği nezaket kurallarının kesinlikle izin vermeyeceği bir takım davranışlara, çok düşünceliymiş gibi görünmeye çalışan, konuşmaya çalışsam görgü kurallarını bana ve başka herkese öğretmeye çalışacak bir takım kimselerce maruz bırakılabiliyorum.
Orta sınıf ahlakının konuşmalarda bolca atıp tutmak, başkalarının ne denli cahil, köylü, nezaketsiz..vs. olduğunu söyleyip söyleyip, kendileriyle ilgili bir durumda sessizce ve başkaları yapsa söylemediğiklerini bırakmayacakları şekilde, işlerine geldiği gibi hallediverdikleri ikiyüzlü ve küçük hesaplı bir takım davranışlar bütünü olduğunu bir kez daha tespit ettikten sonra ailemin (ve diğerlerinin) bana öğrettiği o aynı kurallar nedeniyle, ağzımı açıp da tek laf etmeye gerek görmüyorum. Zaten hayattan edinmiş olduğum deneyimler, tartışmaların bir işe yaramayacağı durumlarla ilgili sinyalleri algılamama yarıyor. Neyseki insanlara bir şey öğretecek konumda olmadığmı biliyorum. Gülümseyerek içimden "Bir daha görüşmeyelim" diyor ve yoluma devam ediyorum. Kendime de sakin olmayı tembih ediyorum.
Orta sınıf ahlakının konuşmalarda bolca atıp tutmak, başkalarının ne denli cahil, köylü, nezaketsiz..vs. olduğunu söyleyip söyleyip, kendileriyle ilgili bir durumda sessizce ve başkaları yapsa söylemediğiklerini bırakmayacakları şekilde, işlerine geldiği gibi hallediverdikleri ikiyüzlü ve küçük hesaplı bir takım davranışlar bütünü olduğunu bir kez daha tespit ettikten sonra ailemin (ve diğerlerinin) bana öğrettiği o aynı kurallar nedeniyle, ağzımı açıp da tek laf etmeye gerek görmüyorum. Zaten hayattan edinmiş olduğum deneyimler, tartışmaların bir işe yaramayacağı durumlarla ilgili sinyalleri algılamama yarıyor. Neyseki insanlara bir şey öğretecek konumda olmadığmı biliyorum. Gülümseyerek içimden "Bir daha görüşmeyelim" diyor ve yoluma devam ediyorum. Kendime de sakin olmayı tembih ediyorum.
7 Ağustos 2008 Perşembe
tespit_tembih_giysi sınıflandırma
Tahminimce herkes giysilerini belirli kurallar dahilinde sınıflandırır. Şuraya giyilen buraya giyilmez; bu t-shirt artık pijama statüsüne düşüş yapabilir vs... Ama kendimde şunu tespit ettim ki, artık giysi sınıflandırmalarım haddini aşmış durumda, öyle ki bazı giysiler uygun oldukları zaman gelmediğinden aylarca bekler olmaya başlıyor ve bazen gayet basit bi t-shirt bile "yok şimdi bunu giyip yormayayım ben bunu" dememden dolayı beni zora sokuyor... Tembihim ise boşveriniz böyle küçük hesapları, her şeyi , hevesiniz varken, her yerde giyiniz.. En azından ben bugun küçük bir yazlık kasabasının haftalık yerel pazarında full gri dantel atlet giymiş teyzeyi görüp ağzım açık kalınca "ohooo teyze nerdeee ben nerde?" diye sorarken kendime bunu tembihledim..
tespit_tembih ekşisözlük ve burçlar
eğer birinden hoşlanıyorsanız, ya da yeni bi ilişkiye düştüyseniz burcunuzu alın kadına diyin, onun burcunu alın erkeği deyin ve karşınıza çıkan sayfaya göre o ilişki nasıl olacaktır görün. okumak zorunda bile değilsiniz aslında. hakkında sayfalarca yazılmış bi ikiliyle karşı karşıyasanız bu bile bişeydir. herkes "aman ha", "olmaz" yazmışsa bile bu kadar saydırılıyosa demek ki değen bi tarafı varmış. ama sözlükte hakkında bi sayfa bile yazılmamış burç ikilisi ilişki sahibi olmayın. demek ki olmamış ve olmayacak. istisnaya oynayıp ömrünüzden yemeyin.
tespitimi direk es geçerek tembihleyebilirdim ki "tüme varamıyosanız, tümden gelin."
bence.
tespitimi direk es geçerek tembihleyebilirdim ki "tüme varamıyosanız, tümden gelin."
bence.
4 Ağustos 2008 Pazartesi
tespit+tembih_topuksuz kadınlar cumhuriyeti
Neden kadın topuklu ayakkabı ile özdeşleştiriliyor sinirleniyorum.
Bugünlerde yeniden tespit ettim: Benim vücudum topukluyu reddediyor. Hemfikirim topuklu ayakkabı ile kadınlar pek bir hoş, nazenin gözüküyor, ancak topuksuzların suçu ne? Giyemiyorum yahu.. Nazenin görüneceğim diye artık bu çileye hayır demek istiyorum. Ayrıca nazenin görünmek üzere topuklulara bürünen, ama bir türlü iki adımı arasında denge kurmayı başaramayan kadınları seyretme çilesine de hayır demek istiyorum. Yaşasın topuksuz kadınlar cumhuriyeti!
Bi de oldu olacak tembih çıtlatayım: Yürümesini bilmiyorsanız giymeyin kardeşim şu topukluları!
Bugünlerde yeniden tespit ettim: Benim vücudum topukluyu reddediyor. Hemfikirim topuklu ayakkabı ile kadınlar pek bir hoş, nazenin gözüküyor, ancak topuksuzların suçu ne? Giyemiyorum yahu.. Nazenin görüneceğim diye artık bu çileye hayır demek istiyorum. Ayrıca nazenin görünmek üzere topuklulara bürünen, ama bir türlü iki adımı arasında denge kurmayı başaramayan kadınları seyretme çilesine de hayır demek istiyorum. Yaşasın topuksuz kadınlar cumhuriyeti!
Bi de oldu olacak tembih çıtlatayım: Yürümesini bilmiyorsanız giymeyin kardeşim şu topukluları!
tespit_izinli tatil
Yıllık iznimin bir haftasını devirmişken, "izinli" tatilin sıkıcı olduğunu tespit ettim. Nerde o eski kaçamaklar:)
1 Ağustos 2008 Cuma
tespit_font
blog gezintileri ve blospot temalarının arasındaki tercihin o yöndeki yoğunlukları sebebiyle eskiden hiç haz etmediğim times new roman'ımtrak romantik fontlara karşı bir sempati beslemeye başladığımı ve worddeki varsayılan yazım biçimini bile değiştirmeye yeltenmediğimi aniden tespit ettim. moda çok feci bişey..
tespit_bakışmalar
Ofiste dönen geyiklerden çıkan sonuç,
kadınların kendi aralarında bi olaya karşı attıkları bakışlar var, 'aman abi patlama, sakın gülme'bakışı, 'geldi seninki' bakışı, 'oha', 'çüş daha neler', ' e bu da oldu ya', 'ben sana sorucam sonra', 'hadi ordan' ve benzeri.
kadınların kendi aralarında bi olaya karşı attıkları bakışlar var, 'aman abi patlama, sakın gülme'bakışı, 'geldi seninki' bakışı, 'oha', 'çüş daha neler', ' e bu da oldu ya', 'ben sana sorucam sonra', 'hadi ordan' ve benzeri.
31 Temmuz 2008 Perşembe
tespit_leri
27 Temmuz 2008 Pazar
tespit_event çılgınlığı
guzel yaz gunleri + facebook = event çılgınlığı ( yorgunluk, entrika, dedikodu ve herşey:P)
tespit_ergenekon
Son zamanlarda okuduğum ergenekon haberlerinin değme polisiye romanına taş çıkartırcasına absürd ve değme felsefe kitabından intikam alırcasına akıl almaz, zihin açmaz olduğunu tespit ettim, sanırsam galiba. kafam karışık.
21 Temmuz 2008 Pazartesi
tespit_ zayıf kadınlara ayrımcılık
Az yiyerek zayıflayanlarla (konu kadınlar), düzenli spor yapıp zayıflayanlar (konu hala kadınlar) arasında ciddi bir ayrım yaptığımızı tespit ettim. Birinciye pek saygı duymayıp içten içe iğnelediğimizi ve dıştan garip şakalar-yorumlar ürettiğimizi (biz=kadınlar) ama konu sporla-saygıdeğer biçimde elde edilmiş bir durumsa- bundan kaçındığımızı da.. sanırım biz birbirimizi iğneleyip didikleyip durmasak zaten hayat ve erkekler yapıyor bunu, bi de bizim birbirimizi hırpalamasak .. (bu da kendime ve genel gizli tembih_girl power diyerek satırlarıma son veriyorum :p)
20 Temmuz 2008 Pazar
tespit_herkes bu ara buna inanıyor.
'pozitif düşün pozitif şeyler olsun'... ben pozitifim ve hayatım da pozitif gerçekten de peki ya dünyada olup bitenler? bak yine negatif oldum.
18 Temmuz 2008 Cuma
tespit_vapurda yapılabilecek en iğrenç şey
bugün bi kadın vapurda tırnak kesiyodu, gizli gizli, tamam o görseli kapatabilirsin de her ehlileşmiş kişi tırnak kesme sesini metrelerce öteden tanır, ve eğer çaylı tostlu sabah keyfi yapmaktaysa çıldırabilir. çıldırdı.
16 Temmuz 2008 Çarşamba
tespit_acemi kaptanlar
sabah işe gidiş ve akşam dönüş saatleri dışında bir yere yetişmeniz gerekiyor ve bunun için de vapura binmeniz gerekiyorsa, normal sefer süresinin üstüne bir10-15 dakika daha ekleyin zira şu aralar gün ortası seferlerindeki kaptanlar stajyer midir nedir, şöyle yanaşıyorlar olmuyor, öbür türlü de denk gelmiyor, nihayetinde uzun süren uğraşlar sonunda iskelenin önü yerine yanına, kıyıya gereğinden fazla yaklaşarak ya da 5 m açıktan ancak bağlanabiliyorlar.
13 Temmuz 2008 Pazar
tespit_kuşlara ayrımcılık
hem kumrular hem de kargalar yeni roomservices projesinin çiçeği -tam anlamıyla- burnunda bitkilerini eş düzeyde talan etmelerine rağmen, her seferinde kargalara daha çok sinirlendiğimi tespit ettim. Sesleri görüntüleri üstüne tuz biber de, kumrular yuva yapmak, kargalar da onların yumurtasını yemek için geldiğinden de olabilir. Bi de taşkışla'da kedilere de rahat vermeyen karga kolonisinden kaynaklanan ayrı bir nefretim de var tabii.
10 Temmuz 2008 Perşembe
tespit_yaz akşamları
Yaz akşamlarında camlar açık uyuyorsanız başınıza bir kaç şey gelebilir, eve karga girebilir, üşüyebilirsiniz, sivrisinek, ama en fenası benim gibi kafelerin olduğu bir sokaktaysanız, rüyanızda türkçe pop çalar (çünkü köftecide türkçe pop çalıyordur) ve sabah 'unut beni unuttuğum gibi seni' adlı şarkıyı söyleyerek uyanabilirsiniz, ya da 'iki yabancı' ki evde yalnız değilseniz ikinci şarkı daha tehlikeli.
6 Temmuz 2008 Pazar
tespit_aynı elbise
aynı elbiseyle bir gün marcus miller konserine ertesi gün uşak'ta yapılan bir kına gecesine dahil olabiliyorsanız, ya elbise muhteşemdir, ya siz:P
4 Temmuz 2008 Cuma
tembih_açıkhavada konser
Belediyenin taşkışla talanı bitmemişse, yatsı namazı vaktiyse, cahidede canlı müzik başlamışsa, boğazda havai fişek gösterisi varsa, indirimli insan haliniz bitmemişse, yanınızda erzağınız yoksa açıkhavada konsere gitmeyin...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)