bilge etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilge etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2008 Çarşamba

tespit_Ara Olaylar

Roland Barthes'in Ara Olaylar diye bi kitabı var kısa kısa yazmış, keyifli , tespitler de yapmış bol bol bi tane yazim mesela;

'Dans eden sakallı bir adamın önünde Kralın Kuzeni bana bilgi veriyor; O bir filozof. Filozof olmak için, diyor, dört şey gereklidir; 1) Arapça konusunda eğitim görmüş olmak
2)Çok yolculuk yapmış olmak
3)Öbür filozoflarla ilişkisi olmak
4)Gerçeklikten uzakta, söz gelimi deniz kıyısında olmak'

tespit_buhran

Eylül, üstüne dolunay, üstüne yağmurun yağamadığı, insanı 2 paket tylolhot içmiş gibi yapan hava, ve de üstüne yalnız vapur yolculukları, su burcu ağlak insan bende bi garip burun çekmelere, iç geçirmelere, ay bayılacamlara ve bi takım hüzünlere neden oldu. Yazmiim dedim ama tutamadım.Hatta öyle şeyler dinlemeye başladım ki, skroplmayı devre dışı bıraktım. Eylül tespit etmekle bitmeyen bi ay. Ekimin lafı edilmez eylülün yanında ama gelsin artık.

9 Eylül 2008 Salı

tembih_21 gün

insan 21 gün aynı şeyi yaparsa-mesela hep aynı saatte uyanmak gibi- biyolojik saat ve benzeri çalışmaya başlıyomuş, bu durumda 21 gün bişeyi yapmazsa da yapmaz, ellerini yemezse 21 gün birisi, yemez belki daha, yada 21 gün kahve içmezse içmeyebilir, 21 gün aramadan duramadığı sevgilisini aramazsa belki bi daha hiç aramaz (bu saçma oldu) öyle bi bilgi işte.

19 Ağustos 2008 Salı

tespit_KÖM ile Ayak Arasında Kalmak

Beşiktaş’ta bir zamanlar bir Tansaş vardı bilirsiniz, şimdi yerinde yeller esse daha iyi bir hal almış. Kırmızı bir zeminin üzerinde banklar var, evet bu iyi ama oturmak için içerlek bir durumun içine girmek zorundasınız. Bu ne demek? Yani hemen oracığa oturmak pek mümkün değil, park havası verilmiş, biraz yürüyüp o kırmızı kumumsu şeyin içine girip öyle oturuyorsunuz bu banklara. (Çocuk havuzu gibi bişey??) Neyse bu kabul, Tansaşı da sevmezdim bu durumu da sevmedim. Gelelim asıl vıdılanacağım konuya, bir arkadaşımı beklemekteydim bugün, ve genellikle bugünlerde kural edindiğim KÖM ü yerine getirmek için çok uygun bir zamandı. (KÖM nedir?- KÖM küçük ölçekli müdahaledir, hayatı neşelendirir, sabah tosta kekik koymakla başlar, otobüste kadınların yanı boşken erkeklerin yanına oturarak ya da gereksiz yere alışverişte poşet almayarak devam eder. KÖM olimpiyatlarda Pheleps’i seyredip güne mutlu başlamaktır. KÖM vapurda dışarıya oturmaktır. Özetle kalp temizliğiyle ve elden gelenle müdahil olmaktır KÖM hayata ya da işte isterseniz kamusal hayata minik minik müdahilliktir) –Konuya dönelim- KÖM için çok uygun bir ortamdı, tüm banklar doluydu ve bir garip amcanın yanı boştu, mavi gömlek siyah pantalon bu sıcakta siyah ceket, pala bıyık tesbih ve siyah çorap sahibi bir amcanın, haa birde arkasına basılmış ayakkabı. Gidip normal Bilge yanına otururdu, o gerilime bayılırdı, ama bu sefer bir sorun vardı. Ayak! Adam ayakkabısını çıkarmış ve eliyle ayağını tutmaktaydı. Bu noktada KÖM değil BÖM olsa oturamazdım yanına. Derdim hiç bir sosyal, kültürel, etik ya da estetik bişeyle değil…Ayak beni geriyor, hele ki ortalıkta ve çirkinse çok geriyor. (Bir sürü tramvatik alt okuma yapılabilir, yapılsın umrumda değil) Epey düşündüm ve oturamadım ki çok yorgundum… Bu adam Beşiktaşın ortasında kaşınarak ve ayakkabılarını çıkararak oturabiliyorken, bir takım bu yazıyı okuyan adamlar da bu yazdıklarımdan bile iğreniyorlar eminim –hiç böyle bi şehirde değilmişizcesine-. İşte bu iki uçta gelip giden tansiyonlu bir şehir desem fazla romantik olur, ama çok şaşırıyorum bazen…Tespit; Şaşkınım yarım saat de ayakta bekledim yorgunum.

1 Ağustos 2008 Cuma

tespit_bakışmalar

Ofiste dönen geyiklerden çıkan sonuç,

kadınların kendi aralarında bi olaya karşı attıkları bakışlar var, 'aman abi patlama, sakın gülme'bakışı, 'geldi seninki' bakışı, 'oha', 'çüş daha neler', ' e bu da oldu ya', 'ben sana sorucam sonra', 'hadi ordan' ve benzeri.

27 Temmuz 2008 Pazar

tespit_event çılgınlığı

guzel yaz gunleri + facebook = event çılgınlığı ( yorgunluk, entrika, dedikodu ve herşey:P)

tespit_ergenekon

Son zamanlarda okuduğum ergenekon haberlerinin değme polisiye romanına taş çıkartırcasına absürd ve değme felsefe kitabından intikam alırcasına akıl almaz, zihin açmaz olduğunu tespit ettim, sanırsam galiba. kafam karışık.

20 Temmuz 2008 Pazar

tespit_herkes bu ara buna inanıyor.

'pozitif düşün pozitif şeyler olsun'... ben pozitifim ve hayatım da pozitif gerçekten de peki ya dünyada olup bitenler? bak yine negatif oldum.

10 Temmuz 2008 Perşembe

tespit_yaz akşamları

Yaz akşamlarında camlar açık uyuyorsanız başınıza bir kaç şey gelebilir, eve karga girebilir, üşüyebilirsiniz, sivrisinek, ama en fenası benim gibi kafelerin olduğu bir sokaktaysanız, rüyanızda türkçe pop çalar (çünkü köftecide türkçe pop çalıyordur) ve sabah 'unut beni unuttuğum gibi seni' adlı şarkıyı söyleyerek uyanabilirsiniz, ya da 'iki yabancı' ki evde yalnız değilseniz ikinci şarkı daha tehlikeli.

6 Temmuz 2008 Pazar

tespit_aynı elbise

aynı elbiseyle bir gün marcus miller konserine ertesi gün uşak'ta yapılan bir kına gecesine dahil olabiliyorsanız, ya elbise muhteşemdir, ya siz:P

29 Haziran 2008 Pazar

tespit_pilavcılar

Kadıköy ve civarında oturuyorsanız ay sonunda pilavcıların nasıl da hayat kurtardıgını siz de tespit etmişsinizdir, ben tekrar tespit ettim 2 liraya tokluk 5 lira lüks...

29 Mayıs 2008 Perşembe

tespit_alışveriş sporu

Alışveriş yaparken beş saat yürüsem o kadar yorulmuyorum, çok param olsa çok zayıf olurdum belki de.

24 Mayıs 2008 Cumartesi

tembih_yönetmek

Siz siz olun yönetici filan olursanız, hele ki ülkeyi yönetiyorsanız, kimin ne izlediğine, ne giydiğine, ne yediğine ne içtiğine yasak kural koymayın...iki günde bir youtube u kapatmyın...vb.

22 Mayıs 2008 Perşembe

tespit_drama queen kafaları

Aşağıdaki cümlede noktalı yerleri doldurunuz.

Çok mutsuzum çünkü........

tespit_kurumsal kimlikli sokak satıcıları

sokak satıcılarının herbirinn kendine özgü geliştirdileri bir bağırma biçimleri var, simitçiler, hurdacılar, meyva sebze satanlar, aygaz dırırım gibi. Her simitçinin kendine özgü geliştirdiği bu 'sesleniş' farklı ama bizim sokaktan geçen gerçekten ilginç, kaç aydır adamı balık satıyo sanıp şaşırıyodum, çünkü simitçi amca 'canlı canlı, tazecik, kıpır kıpır! ' diye bağırıyo... simitmiş.

21 Mayıs 2008 Çarşamba

tespit_emlakçılar

Ailesinde emlakçı olanlar varsa kusura bakmasınlar, ne garip insanlar genel olarak emlakçılar, mesela bana bu evi kiralarken, bu ağaçta kuşlar olur kuşlarla çay içersin demişti. Kuş dediği kargaymış...

tespit_sağlıklı yaşama çabası

Sağlıklı,mutlu mesut yaşamaya çalışmanın en büyük streslerden biri olduğunu tespit ettim, sağlıklı beslenme stresi, spor yapma stresi, düzenli yaşama stesi, az alkol düzenli uyku stresi, bunun ileri versiyonu ise stres olma stresi, işe başlamadan daha stres olucam diye başlamamak gibi gibi.