eylem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eylem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Nisan 2008 Cumartesi
tespit_sineman
yeni tanıştığınız, ve tabihoşlandığınız bir erkekle sinemaya gitmenin tehlikeli olabileceğini tespit ettim, sizin gözünüzden bir damla yaş aktı akacakken o olur olmaz herşeye gülerse yaşayacağınız sinir bozukluğunu düşünmenizi ve bundan kaçınmanızı salık veririm, ee tabi bu açıdan bakarsak yeni tanışılan erkekle sinemaya gitmenin bir çeşit test olabileceği de muhtemel, ilişkideki niyetinize bağlı!
3 Nisan 2008 Perşembe
tespit_yaşlı amca
bgn dolmuşta, yanında kitap okumaya çalışan genç kıza bütün hayatını 20 dakka içinde sıkıştırılmış bir şekilde anlatan yaşlı amca hakkında düşünüyordum da ve daha önce aynı bugünkü kızın durumunda dinlemeye zorunlu kaldığım ya da hasım akraba hikayelerinde gözlemlediğim kadarıyla, bu yaşlı amca ve teyzeler bu hikayeleri anlatacak kişileri özellikle 17 ila 27 yaş aralığındaki insan grubundan seçiyorlar, nedeni de çok basit, ellerinden uçup gitmiş gençliklerini bir kere daha hatırlama isteği ve karşı tarafa acımasızca şunu kanıtlama isteği, 'biz de gençtik biz de şunları şunları yaşadık, bakma sen şimdi benim emekli kuyruklarında yaşlılarla havadan sudan konuştuğuma, ben de senin yaşındayken babamla kavga ederdim, plakçılardan albüm çalardım, sokaklarda şarap içerdim, bu hep böyle olmayaccak genç çocuk, sen de yaşlanacaksın ve benim gibi şu dolmuşun merdivenlerini birinin yardımı olmadan çıkamayacaksın', evet o gençlerle çok iyi anlaşan, beyaz saçlı, tombiş amca geçen yıllarının bütün intikamını senden almaya çalışıyor. bunlar acımasız gerçekler, bütün o sevecen görüntüsünün altında bir şeytan yatıyor.
25 Şubat 2008 Pazartesi
8 Şubat 2008 Cuma
tembih_
sıkıntının ne demek olduğunu bgn bir daha öğrendim, sakın ama sakın özellikle de işteyken, 2 dakika ara ile facebook mesajlarınıza ya da mail inbox'ınıza bakmayın, çünkü hiç bir zaman benimki gibi ziraat bankası tadındaki gelen kutusunda şöyle bir mail ile karşılaşılmıyor; "bu akşam bi kahve içmeye ne dersin?"
oysa ki,
so, of course, you were supposed to call me tonight
you were supposed to call me tonight
we would have gone to the cinema
and, after, to the restaurant, the one you like in your street
we would have slept together, have a nice breakfast together
and then a walk in a park together, how beautiful, and then
you would have said "i love you" in the cutest place on earth
where some butterflies are dancing with the fairies
i would have waited like a week or two
but you never tried to reach me
no, you never called me back
you were dating that bleach-blonde girl
if i find her, i swear, i swear....
oysa ki,
so, of course, you were supposed to call me tonight
you were supposed to call me tonight
we would have gone to the cinema
and, after, to the restaurant, the one you like in your street
we would have slept together, have a nice breakfast together
and then a walk in a park together, how beautiful, and then
you would have said "i love you" in the cutest place on earth
where some butterflies are dancing with the fairies
i would have waited like a week or two
but you never tried to reach me
no, you never called me back
you were dating that bleach-blonde girl
if i find her, i swear, i swear....
29 Ocak 2008 Salı
tespit_ev ödevi
"Her çocuk er geç aynı şeyi yaşar: Bir zaman gelir, onun için ev olmaktan çıkar ev. Ne erken çocuklukta olduğu gibi keşfedilecek bir dıştır artık, ne de dış dünyaya karşı sığınılacak bir iç. Tam olarak ne zaman yaşarız bunu: Evin dışarıya karşı bir sığınak olduğu kadar bir engel de olduğunu fark ettiğimiz an mı? Evin geçici, ana babamızın güçsüz, ölümlü olduğunu sezdiğimiz an mı? Yoksa evin bize bir iç dünya bağışlarken aynı zamanda büyük bir iç sıkıntısı da verdiğini, bir iç dünyası olmanın bedelinin bu iç sıkıntısı olduğunu fark ettiğimiz an mı?"
Nurdan Gürbilek Ev Ödevi kitabında tespit etmiş bunu, ben de kendim için geçerli olduğunu tespit ettim.
Nurdan Gürbilek Ev Ödevi kitabında tespit etmiş bunu, ben de kendim için geçerli olduğunu tespit ettim.
26 Ocak 2008 Cumartesi
tespit_arkadaşımın arkadaşı
bazen çok fazla tanımadığınız pek muhabbetiniz olmayan insanlarla aynı ortama girdiğinizde sus be yeteeeer diye bağırmak, o lanet fotoğraf makinasının flaşını gözümde patlatmayı kes diye haykırmak ya da sinir bozucu kahkahasını daha fazla duymamak için surtaının ortasına bir yumruk atmak istiyorum, bu durum şunu her seferinde bir kere daha bana gösteriyor ki en dayanamadığım sosyal ortam arkadaşımın arkadaşıyla aynı ortamda bulunmak zorunda kalmak, yan masada oturan bir insana bunu yapabilecekken, yanımda oturan, benim için yan masadaki kadar değeri olan ve beni daha çok rahatsız eden arkadaşımın arkadaşlarından sinirimi çıkaramam durumu beni daha da agresif yapıyor, eski ev arkadaşım haklıymış, bazen çok agresif olabiliyorum.
9 Ocak 2008 Çarşamba
tespit_tembih
herkesin söylediği bir şeydir bu, çok konuşan, çok vaat eden insanlardan korkmak lazım çünkü söyledikleri şeyler samimi midir, değil midir anlaşılmaz, ki genelde samimi değildir, bunun aksine gerçekten size değer veren insanlar sevgilerini bu kadar da gözünüze sokmazlar. mesela birisi size devamlı sizi çok önemsediğini, ne kadar çok sevdiğini söylüyorsa yada iki günde bir seni çok özledim diyorsa ama buluşmak için kılını bile kıpırdatmıyorsa, bırakın özlesinler, önemsesinler, ama siz önemsemeyin.
8 Ocak 2008 Salı
tembih
bazen arkadaşlarından ya da belki de aileden birini hayatınızdan çıkarmak zorunda kalabiliyorsunuz, bu aşama çok sancılı olur genelde zaten birinizi hayatınızdan çıkartıyorsanız o kişi cidden sizin hayatınızdadır, mesela tırnaklarını yememesi için ona kızıyorsunudur ya da otobüs yolculuklarındaki molalarda onu arıyorsunuzdur, (zaten hayatınızdaki herhangi biri hep olduğu yerde kalır), neyse, tembihim şudur ki, hayatınızdan insan çıkarmaktan kormayın, herşey inceldiği yerden kopuyor madem, bu yükün üzerinizden kalkmasına izin verin, hafifleyin.
16 Aralık 2007 Pazar
tembih_birazsabır
insan mutsuzluktan kaçmak veya bunun altından kalkabileceğine kendini inandırmak için birsürü yola başvuruyor, ozellikle mutsuz olmak isteyenler bu tespitembihin dışındadır mesela ben ne zaman kendimi depresif hissetsem hep kendime şunu soyluyorum, eylem dayan bu geçici bir durum 2 gun sonra hasta olacaksın (burdakı hastalık grip değil tahmin edebileceğiniz gibi) ve heps' geçecek ama birsüre sonra bu gün sayısı 2 den 5 e, 5 ten 10 çıkmaya başlıyor, peki bu durumda ne yapmak gerek derseniz kendinizi şuna inandırın bu 10 sene sürecek geçici bir durum, 20li yaslarında duygularını en yogun ve en uçlarda yasayan o kadınlardan birisiniz sizde, merak etmeyin hepsi geçecek sadece biraz sabır
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)