8 Şubat 2009 Pazar

tespit_adalet filan...

Bugün haberleri izlerken yaşadığım bir sürü şoktan biri daha;

'Çocuk doğuramayan Ersoy...'

Savcı temyiz dilekçesinde, "Çocuk doğurma yeteneği tıbben olmayan bir kişinin, Türk annelerini bir anlamda provoke etmek anlamında kullandığı sözleri iyi niyet göstergesi ve düşünce özgürlüğünün gereği olarak değerlendirmek safdillik olacaktır" ifadesine de yer verdi.

tespit_çimeteryan

ekolojik hareketlerin muğlak sebepleriyle fazla fazla uğraştım bu aralar.fakat şu eko-moda, günümüzün bilinçli ve modern kadınlarını bazen o kadar komik sahnelere düşürebiliyor ki...

dün, bir eko-programda hazır çim sattığından şüphe duyduğum bakımlı ve güzel bir kadın, stüdyo spotları altında fosforlu bir yeşile bürünmüş, biblo kadar sağlıklı çimleri makasıyla kesti, ve onları çokkk güzel bir kıyma makinesinden geçirdi,sonra özel shot bardaklarına paylaştırdığı çim suyunu stüdyodaki diğer kişilere ikram etti. (allahtan içenlerin suratlarında insanı tepkiler oluştu.) çimleri kestiğine inanamadığım an sahneyi dondurmak istedim. durum o kadar zıvanadan çıkmıştı ki, "stüdyo", "çim kesmek", "kıyma makinesi" ve "shot bardağı" aynı cümlede geçti bi kere...

besin olarak çim:
yani çim yenilebilir tabi, biz de ailecek ismini bilmediğim bi sürü ot yeriz, beğeniriz, ısırgan otu suyu bile içeriz; demeye çalıştığım ot yiyince büyükbaş hayvana dönüştüğümüz değil; yani yiyelim, yiyelim de bu kadar sıradan bir bitkinin, yeni keşfedilmiş bir ürün olarak paketlenip, fosforlandırılıp,önümüze sunulması ve bizim de hayretler içinde aa (daha dün üstüne basıp geçtiğimiz)çim çok yararlıymış! diye gidip paketlenmiş çimleri hemmmen satın almamız... sürekli bir yararlı zararlı gündemi oluşması.. düşünmeye ne hacet, şimdiye kadar denilenlerin tutarsızlıklarının farkında olmadan, gözü en çok şenlendiren sunucu kimse ona inanaraktan hergün fikir değiştirmek, her gün üretici hangi ürünün satmasına en çok para yatırıyorsa
ona yönelmek..

20-30 senedir (daha mı fazla?) böyle, bu tespit daha önce de yapıldı bin kere ama!
şu çimleri kesip bir shotlik kokteyl çıkaran kadın sanki bütün bu dönemler ve hikayeler içinde olabilecek en absürd sahneyi yarattı!

işin komiği, çim altı üstü bi ot!..kar getirir mi?, heralde özel çim üretecekler. ya da çim ekstresi çıkarırlar heralde, çinli çim çıkar, hollanda kırlarından toplarlar, 4 tohumlu karışık çim yaparlar, gün kurusu çim, limonlu çim, tuzlu çim suyu ........

ne biliyim.. yarın çim tonik ve çim usulü tavuk yapmayı öğrenirim belki ben de..

tespit_iki film birden

artık iki film birden yok!!

iki film birden oynayan Rüya sineması, Yeni Rüya sineması olmuş, vizyon filmleri oynuyor. Geçen gün yolda kafamı oraya çevirince aradığım tabelayı yerinde bulamadım. İstiklal caddesinin takip edilemez değişimi arasında sessizce kaybettiğimi anladığım bir tanecik komik anıma yas tuttum. içime oturdu, devam ettim..

sonra gastede gördüm bugün, gayet mantıklı açıklamalar var neden yenilendiğiyle ilgili.. işin bi de güzel tarafı var, o sinemaya bir türlü girememiştim; gerçi girilmez biyer olarak da kabullenip çok da merak etmemiştim. ama artık girebilecektim. ve aslında içi de çok güzel ve büyüktü!

4 Şubat 2009 Çarşamba

tespit_yeni vapurlarımız

yeni vapurlarımız hayırlı olsun, farkları söylüyorum;
koltuklar uyumaya elverişli değil, küçük.
20 dk lık yolculuğumuz 30 dk ya çıkmış
paralel yanaşabiliyor.
dev ekran var iki tane sürekli reklam sabah sabah küfür gibi.
şimdilik bunlar.
devamı gelicek.

tespit_yine başbakanım lafım sana!

Ulen başbakan madem ki youtube kötü bişeydir diye biz marabalarına yasak ettin, kendin niye gidip sonra yutub yutub açıklamalar yapısoun yok davos yok van minıt?

tespit_van minit'ın yan etkileri

Halkım gaza gelmiş kaçın! Bu sabah her sabah bindiğim ve herkes birbirine sıkı sıkı sarılana kadar kalkmayan belediye otobüsü yine kalkamadı 10dk da. Amaaaaaaaa bu sefer farklıydı, arkalardan bir teyze gırtlaktan verdi sloganı 'şöfor bey! ağırbaşlıyız ama uysal koyun değiliz! ' bıyık altı güldük bi kaç kişi bazıları ise bildiğin koptu otobüste, bu teyzemin karikatür hareketi bu çarşamba çıkmamış olan uykusuzun yerini aldı bi anda, millet gülünce teyze iyice gaza geldi 'neden gülüyorsunuz, adam 10 dk dır otobüsü kaldırmadı, bu milleti başı boş sanmayın artık, çok şükür sahipsiz değiliz dedi.' -burası yalan- tüm otobüs bir ağızdan hep beraber 'ÇOK ŞÜKÜÜÜÜRRR!' diye bağırdık:).
iyi çarşambalar olsun efendim.

31 Ocak 2009 Cumartesi

tespit_iş sevgisi

Bir insanın işini sevmesi onu kesin iyi yaptığı anlamına gelmez. O işi sevmenin temelinde yatan nedenler sorgulanmalıdır, ya da sorgulanmasına bile gerek yoktur aslında sonuç ürüne bakıldığında. Kendi mesleğimden örnek vericem. Bir mimar çizmeyi ve detay çözmeyi sevdiği için işini sevebilir, hatta tutku duyabilir ve bu tutkuyla kendini kapatır, sürekli çalışır/çalışabilir, dünya görüşü olmaz, kendi görüşü de kendi kendine olur- bu ne mi demek-, hep dünyayı baştan keşfeder. Her çizdiğine bakar vay be der, özgüven kabarır, güzel de çizyodur, ve her yazlık kasabada iş yapabilir niteliktedir. Kendi çizimine bakar, kendi çözümüne bakar eğlenir mutlu olur, kafasını kaldırmaz bile, başka çözümlere ihtiyacı yoktur. Bunun tam da karşılığı mastürbasyondan alınan zevki gerçek sanma durumu.Peki işini sevmek nasıl olur o zaman diyeceksiniz, bence/bana göre bi cevap vericem, mümkün oldukça kabarmadan, kendini okşamadan işi sevmektir asıl mesele, kişiler kendilerini okşayan bişeyi sevmekle, o şeyin aslını sevmeyi hep birbirine karıştırıyorlar. BEN BEN BEN demek en azından umuyorum bu neslin harcı bir durum olmayacak. Sadece bu işi yapabilirim diyen kişilerden uzak durmanızı da tembihliyorum. Open your eyes, look around sayın mimar bey bu da sana tembihim.

29 Ocak 2009 Perşembe

tespit_erkek telefonları

şu bi kız görünce blackberry'sini ya da iphone'unu çıkarıp, olmayan çağrılarına ve olmayan mesajlarına bakan erkek türü yansın, bitsin, kül olsun, yok olsun!

26 Ocak 2009 Pazartesi

altçizgi

bugün gazete okurken birkaç cümlenin altını çizdim ve bi anda çizdiğim yuvarlakların birgün evimin aranması esnasında, benim altı çizili isimlerle gizli bağlantılarım olarak yorumlanacağı ve içeri alınmam için delil mahiyetine bürünebileceği senaryoları kurduğumu tespit ettim.

24 Ocak 2009 Cumartesi

tespit_birikmiş tembihlerle eve gelen anne

- daha kalın bir mont giy kızım
-ayağına terlik giy kızım
-kahvaltı yapmadan çıkma kızım
-bak yine az yedin kızım
-hep bilgisayar ne varsa bu kadar!:)

tespit_teki bozulan kulaklık

kulaklığın teki bozulduğunda onunla müzik dinlemeye çalışmak anlamsız hatta eziyet. bunu tespit ettim. sağ ya da sol olması fark etmez.
Eğer TRT, eski bulaşık eldiveninden paket lastiği yapmak gibi bu konuyu da zamanında gündemine alsaydı, tıpkı kaçan çoraplar gibi, iki kulaklık takmaya yarayan bir jack edinip, sağı bozulan kulaklık ile solu bozulan kulaklığı değerlendirmemizi öğütlerdi. Bu da başkası üzerinden tembih.

23 Ocak 2009 Cuma

tespit_guney yarikure

guney yarikurede mevsimin sandalet bikini mevsimi oldugunu bizzat tespit ettim. bi de ozonun deligi buranin tam tepesinde oldugu icin 7den 70e herkesin SPF 50+ surmeden cikmadigini, yeri geldiginde surse bile 10:00-16:00 arasi disari da cikmadigini tespit ettim. sabah cizgi filmi kanallarindan birinin jenerik muzigi "sun block sun block on your nose, don't forget your toes" diye gidiyor. Arka fonda ana sponsor cancer society logosu (reklam yaptim) http://www.cartoonstock.com/lowres/rjo0008l.jpg. agac yasken egiliyor. evet.

15 Ocak 2009 Perşembe

tespit_yemekteyiz.

Yemekteyiz programının 'kıl' muhabbetinden çok sıkıldım. Gerisi hala iyi. eheh.

14 Ocak 2009 Çarşamba

tespit_yorumsuz

dream tv yi açtım. Vj şunu dedi 'orman konseptli vidyo kliplerimizle programa devam ediyoruz' ve ormanda geçen kliplerle program devam etti.

tespit_yemekteyiz.

işte bu.

11 Ocak 2009 Pazar

tespit_tembih_sevgilinin annesiyle tanışmak

sevgilinin ailesiyle tanışmanın bir genç için hakedebilirliğinin 3 saatte değerlendirilmesini eleştirdiğimiz öss tadında bir durum olduğunu tespit ettim. keza sen senelerce okulun en gözde öğrencisi de olsan ya da benim durumumda tembel ama mimar olmak için sol baş parmağını verebilcek bi insan da olsan seni 3 saatte alakasız sorularla değerlendirmek isteyen dahili bedhahların olacak. ya da sen oğlu için saçını süpürge etmiş ol ya da o sevgiliyi annesinin onun için kafasında yaratmış ya da çarşıda görüp beğenmiş olduklarından çok daha fazla sevmiş ol farketmeyecek, seni ilk görüşte değerlendirecek harici bedhahların olabilir.

ikisinden de şanslı bir şekilde kurtulmuş birey olarak tembihlerim şurda:
1. heyecan yabmayacaksın. ama konsantrasyonunu elden bırakmayacaksın. yani çok fazla rahat olmanın da alemi yok.
2. gereksiz konuşmayacaksın. yani bilmediğin soruyu boş bırakacaksın.
3. ve en önemlisi de şudur ki; muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur. sen hala lise mezunu bile olsan, baban mühendistir, ablan cumhurbaşkanıdır gibi şeylerden bahsetmen gerekir. yani sen eğer genetik ya da yetiştiriliş olarak altyapısı sağlam bi insansan bu sınavı çalışmasan da kazanırsın.

şimdilik adım hıdır. yorumlarda eğer mizacıma uygun bir tembih bulursam, hemen edit eder sahiplenirim. ama bu sizi yıldırmasın.

tembih_eğer insan değilsen.

Kış uykusuna yatmalısın.

31 Aralık 2008 Çarşamba

tespit_yeni yil v.2

ben ya bu seneki yeni yıla girişin kimse tarafından çok fazla önemsenmediğini farkettim ya da her sene bi ay önceden ne yabıcam diye kıvranmaya başlayan ben kendim önemsemediğim için herkesi de kendim gibi sanıyorum.

2008'i hiç sevmemiş, o yüzden hiç girmemiş gibi düşünüp o yüzden de çıkmıyo gibi davranıyo da olabiliriz. bu da ihtimal dahilinde.

29 Aralık 2008 Pazartesi

tespit_yeni yil

yilbasi kutlamalari, yeni yil heyecani.. her sene sonunda, aslinda hicbirzaman olamadigi janjanli bir imaji yarattigini tespit ettim. her sene bir sonraki yila girmek icin bir program yapma geregi hissetmek, genellikle son anda ve uyduruk bir programda kendini bulmak, yapilan geri sayim, ve akabinde degisen hicbirsey.. iste bu yuzden yeni bir yila ajda pekkan ile girmek istiyorum...

28 Aralık 2008 Pazar

tespit_edememek

tespit etmenin de bir nebze alışkanlık olduğunu ve insan tespit etmeyi bırakınca da edemediğini tespit ettim. nasıl paradoks ama hehe.

21 Aralık 2008 Pazar

tespit_teknoloji bağımlılığı

Birinci derece teknoloji bağımlılığım olduğunu tespit ettim. Apartmanın trafosu patladı. Üç gecelik (neyseki gündüzleri okuldaydım) elektriksizlik sonrası: ne yapacağını bilmezlik, boş boş karanlık duvarlara bakış, mum ışığında sudoku çözme denemeleri, yatakta sağa sola dönmeler, bilgisayar olmadan önce ne yapıyordum demeler, saat 4am suları kitabı yeniden keşif ve oh be diyerek uykuya dalış.

16 Aralık 2008 Salı

tembih_cevizli kek

Geceyarısı yenen bir dilim cevizli kekten sonra aniden kırılan diş sonrası tembih:
Cevizli keke kabuksuz ceviz koymak lazım yahu!

15 Aralık 2008 Pazartesi

tespit_"serbest"

"serbest" kelimesini sık sık kullanıyoruz, ama acaba ne demek olduğunu biliyor muyuz? Yeni tespitim: "ser" farsça "baş" demek, "best" ise "bağlı" anlamına geliyor. Serbest, başı bağlı demek oluyor.. Eski zamanlarda biliyoruz ki evli kadınlar sokaklarda daha serbest dolaşıyorlar, bekar kızların aksine. E bu evli kadınlar da başları bağlı (başörtülü) dolaşıyorlar tabii ki. Yani başın bağlı olunca evlisin demek ve rahatça sokakta dolaşabiliyorsun... Bugünün suali çok ironik: başın bağlıysa ne kadar serbestsin? Aslında "serbest"sin de, serbest misin?

13 Aralık 2008 Cumartesi

tespit_bayramların *normalleşen* trafik kazası bilançoları

Bugün itibariyle bayram süresince yaptıkları seyahat sırasında kaza yapıp ölen sayısı 129 kişiye ulaştı (daha dönüşler de bitmedi tabii). bizde trafik ölümü istatistikleri sadece olay yerinde, anında olan ölümleri ölüm saydıkları için yaralananlardan hastanede ölen olduysa onu bilmiyoruz... sadece bayram kazalarına göre son on yılda bir ilçe nüfusu yollarda can vermiş olabilir...her kurban bayramı sonrası "acemi kasapların kendilerini kesme", "kurbanlık hayvana eziyet" görüntülerinin yanında "ortalama 100 kişilik trafik kazası" haberleri de tamamen normalleşti.

11 Aralık 2008 Perşembe

tespit_çalışmak çok güzel bişeymiş.

tatilde evde bol bol ense yapıcam hayallerime eşlik eden semra hanımlı desti izdivaç, Seda Sayan'lı sabahların sultanı, Müge Anlı ile Tatlı Sert, Petek Dinçöz'lü Arım balım peteğim, ya da dilersem Köle Isaura, ya da istersem Deryalı günler ki en acaiplerinden biri, yahut en populeri sosyologlara tez konusu yemekteyiz programı, halime şükretmeme, televizyon kabusundan beni koruyan işimin kıymetini bilmeme tekrar neden oldu. Evet Dr. House 'Read Less, More Tv ' derken kendi kalitesinde dizilerden bahsediyor olsa gerek. İyi bayramlar efendim.

9 Aralık 2008 Salı

tespit_sevdiğimiz bir blog.

dino halka istediğini geri veriyor! , evet bu blogu seviyoruz ama benim burda sözünü edeceğim blogun adı 'halka istediğini geri veriyor' halka ya da çevrenizdeki halk muadili herhangi kişilere istediklerini vermezseniz, özellikle de geri vermezseniz, hayat zorlaşıyor. Benim ki zor sizin olmasın istedim.

7 Aralık 2008 Pazar

tespit_kapitalizm

babaanne kılığındaki kurt..
kırmızı başlıklı kızın daha ne kadar kurdun babaannesi olduğuna inanmaya devam edeceği ise merakımın konusdur..

2 Aralık 2008 Salı

tespit_rutin

rutinleri sevdiğimi tespit ettim. vapur çay filan.

28 Kasım 2008 Cuma

tespit-kriz

başbakanın henüz tespit edemediği bişey. ama ben baya ediyorum.

20 Kasım 2008 Perşembe

tespit_sakız

'herkes sakız çiğner ama kürt kızı tadını çıkarır' derlermiş...

13 Kasım 2008 Perşembe

tespit_çiya

Kadıköy'e neredeyse her gittiğimde uğradığım, bana bakınca "ayy bu yese yese ne kadar yemek yiyebilir ki?" diye düşünenleri şaşırtacak miktarlarda yemek yediğim, yemeklerinin adını aklımda tutmayı beceremediğim, tariflerini çalmak istediğim Çiya'nın hakkında söylenen tüm iyi şeyleri hak eden muhteşem bir kuruluş olduğunu bir kez daha tespit ettim.

Tanıdığım herkesin yavaş yavaş öğrendiği vejeteryanlık maceramın hayatımı sıklıkla zorlaştırmasına alıştım alışmasına, fakat bir çok mekanda hala çok fazla sıkıntı çekiyor ve düşüncesizliklerinden çokça mutsuz oluyorum. Fakat Çiya beni elbette hayalkırıklığına uğratmadı. Yemeklerin başında duran kişiye "hangi yemek etsiz?" diye sorduğumda yüzünde "niye ki?" bakışı oluşmaması bir yana, beni hangi çorbada, hangi pilavda et suyu olduğu konusunda uyardı bile. Online yemek siparişlerinde bu durumların asla belirtilmemesi bir yana (niçin sebze türlüsü istendiğinde etli geliyor? belirtilmemişse tüm sebze/bakliyat yemekleri etli midir?), kalkıp gittiğim mekanlarda dahi "Nohut etli ama size etsiz tarafından koyalım" tavrıyla karşılaştığımı hatırlatmak isterim...

Müesselerden daha fazla incelik talep ediyor, olmadı onları hep Çiya'ya gitmekle tehdit ediyorum:)

11 Kasım 2008 Salı

tespit_trafikte on kasım sabahı değişen jargon

bu sabah penceremden, trafikte iletişim aracı olan araba kornasının, 10 kasım sabahında, bir ağıt ifade aracı olarak işlev değiştirmesinin, tek kelimeli bu dildeki yegane kelimenin anlam değiştirmesi ile ortaya çıkan iletişim bozukluğunu gözlemledim. izlemeye devam ettim. sonrasında kelimenin harfleri değişmeden hecelemeye başvurulup tane tane anlatıma gidilmeye çalışılarak yine "yürrü" anlamına bürünmesine de baya güldüm.

avsarın dıtdıtlarıyla doğru orantılı bi yazı oldu.

10 Kasım 2008 Pazartesi

tespit_moda

benjamin: "mal denilen fetişe hangi dinsel tören kurallarıyla tapılacağını moda saptar."

9 Kasım 2008 Pazar

tespit_kahraman

amerikan cizgi film kahramanlari surekli 'kotu adamlar'la mucadele ediyorlar, dunyayi hep tehlikelerden korumaya calisiyorlar. her abd baskani da sadece abd deil dier ulkelerin de 'kotu adamlar'ca tehdit altinda oldugunu, ve abd'nin bu tehditlere kahramanca savas actigini soyluyor. cizgifilmlerle gercek arasindaki bu benzesme yumurta mi tavuktan tavuk mu yumurtadan sorunsalini hatirlatiyor. gercekten kotu adamlar var mi yoksa kotu adamlar sadece bir yanilsama mi, yoksa kotu adamlar bu yanilsamayi yaratanlar mi.. kahraman, hero mu antihero mu?

6 Kasım 2008 Perşembe

tespit_300 kelime

bir arastirma konusu uzerine dusunerek saatte 300 kelime degil gunde 500 kelime yazilabilir.

tespit_korna

iletisim araclarinin gunumuzde cok ilerlemis olmasina ragmen turk insaninin iletisim icin hala kornayi kullanmakta oldugunu tespit ettim..
DIT: cekil kenara
DIT: hey fistik..
DIT: bogazda bir gezintiye ne dersin?
DIT: yolverdim hadi gec..
DITDIT: yesil yandi
DITDIT: taksi mi bekliyorsunuz?
DITDIT: minibuse bincen mi?
DIIT: gecsene kardesim!
DIIIT: daha hizli gitsene!
DIIIIIT: yurusene be!
DIIIIIT: bu yaptigin is mi kardesim!......

3 Kasım 2008 Pazartesi

tespit_alla alla

Belediye otobüslerinde kaptanın hemen arkasındaki ilan panosunda bir süredir e-mail adresleri yazıyor tk38@hotmail.com filan gibi, neden acaba alla alla.

29 Ekim 2008 Çarşamba

tembih_internet sansürüne karşı

blogspot ve blogger ın kapatılmasıyla bir anda oluşan tepki dalgasının varolan kanunun boşluklarını doldurabilmek için bir itici güç olmasını diliyorum. Çünkü görünen o ki şu anki haliyle kendimizi ifade edebileceğimiz bu ve benzeri mecraları ortadan kaldırmak oldukça kolay. Digiturk, A.Oktar veya bir başkasının çıkarlarıyla örtüşmediği için yarın öbür gün tekrar kapanmayacakları kesin değil..
ve bir de aklıma gelmişken Youtube'a doğrudan erişimin kapalı olmasını kanıksadık neredeyse...

tespit_sağlık sistemi

Kamu sağlığı için hizmet veren kurumlar ve verdikleri hizmetler çökmüş haberimiz yok. Üniversite hastaneleri bile acınası hale gelmiş ne yazık ki... Hastanede geçirdiğim 3 gün boyunca iyi niyetli doktorların yanısıra çalışma koşullarından dolayı hayatından bezmiş sağlık çalışanları, uzayıp giden bürokratik işlemler (taburcu olabilmek için 3 saat boş boş beklemek), yolgeçen hanı olan yatan hasta bölümü (gece 12'den sonra sabah 5'ten önce girilemiyor ama kalan zamanlarda elinizi kolunuzu sallaya sallaya girebiliyorsunuz) ve hastanın refakatçisi yoksa kendine gereken herşeyi temin etmek için kendisinin koşturacağı (yemek için kullanılacak çatal bıçaktan başlayan upuzun bir liste bu), bir sistem oluştuğunu gördüm(vardı da ben yeni gördüm o da olabilir). Hani gerçekten " iyi" hizmet, 5 yıldızlı otel konforu almak istersin özel hastaneye gidersin ama devlet hastanesi denen kurumun da minimum hizmet koşullarını sağlaması gerekmez mi?