bilge'nin yaptığı sos o kadar güzel ki bittiği için üzüntüler içindeyiz annemle.
bir de, "link mink..." kısmında last.fm olmuş mu sana lats.fm?
30 Mayıs 2007 Çarşamba
29 Mayıs 2007 Salı
tesbih
Bu durumda yakın bi zamanda ben de candan mı ayrılacağım..mm..
Not: Başlığın hiçbir şeyle ilgisi yok. Başından beri diyesim var..
Not: Başlığın hiçbir şeyle ilgisi yok. Başından beri diyesim var..
tembih_sandalet
Madem ki bu blog istemsizce bir kız bloguna dönüştü o zaman kızlara tavsiyem, yaz geldi kilolara dikkat bu tembih bana:( sonraaa gaza gelip yeni sandalet alırsanız illaki ayaklarınız vuracak bu durumda johnsons baby yağ var ayakkabıya sürün yumşasın, sonnraaa kahve falının sayısını günde 2 nin üstüne çıkarmayın,sonraaaa siktir edin erkekleri, gelirler ve geçerler...:)
tespit_kız arkadaşlar
İlk tespitimi bu bloga davet edilmem üzerine yapmış bulunuyorum. "Bütün kızlar toplandık" durumundaki bu bloga bundan bir kaç ay önce dahil olmam pek de mümkün değildi. Çünkü bir çok ortalama insan gibi, sevgilisi olduğu zaman kız arkadaşlarını ihmal eden ve kız buluşmalarından, karşılıklı mızmızlanmalardan ve arkadaş tavsiyelerinden (bkz. sex and the city) uzak kalan bir kimseyim. Fazlasıyla içiçe sürdrüdüğünüz bir ilişkiniz varsa ve benim kadar tembelseniz arkadaşlarınızı ihmal etmek çok kolay. Kız arkadaşlara daha çok dikkat etmek lazım. Bu da işin tembih kısmı.
tespit_platform
şu platform olayını anlamadığımı tespit ettim.. nedir yani bu platform, platform dedikleri... mimarlık platformu, müzik platformu, garanti platform, zart platformu, zurt platfrom.. hayır yani, ne oluyor sağında solunda, başında sonunda platform olunca ki?
28 Mayıs 2007 Pazartesi
hımmmm(tespit)
çooook uzun zamandır görmediğiniz ama bir o kadar da sevdiğiniz biriyle karşılaştığınız da hayır hayır bu bir karşılaşma değil, buluşma! evet buluştuğunuzda ona ilk sarıldığınız anı hatırlayın içiniz pır pır olur ya işte ben bugün bu yazın ilk kirazını ağzıma attığımda aynı şeyi hissettim, çok özlemişim seni kiraz, hoşgeldin...
tespit_ güzel havaların kadın bünyesine etkisi
hormonlar kontrolü ele alıyor galiba :) aşk, sevgi, ilgi yazmaya başladık birden sanki ? Ben sevgilimi özledim :(
tespit-sarılmak
kabanlar, montlar kuru temizlemecilere verildiler, mis gibi, pırıl pırıl poşetleriyle dolaplarn en gerilerine itildiler...
bir sonraki mevsime kadar...
şimdi, sokakta yürüken, otobüs terminallerinde vedalaşırken ya da bi sedirin üzerinde nargile içerken daha rahat sarılıyo insanlar, doya doya, hissederek...
harika!
sarılmak güzeldir çünkü, kopmak istememektir...
güzeldir...
bir sonraki mevsime kadar...
şimdi, sokakta yürüken, otobüs terminallerinde vedalaşırken ya da bi sedirin üzerinde nargile içerken daha rahat sarılıyo insanlar, doya doya, hissederek...
harika!
sarılmak güzeldir çünkü, kopmak istememektir...
güzeldir...
27 Mayıs 2007 Pazar
tespit_ilgi
İlgi fazlası da gereksiz şımartıyor, hele de hakedilmemiş bir ilgiyse hazımsızlık yapıyor karşı tarafta. Gösterilen ilgide ölçüyü kaçırmamak veya kazara kaçırıldı ise de olay yerinden hızlıca uzaklaşmak gerekiyor, arkaya filan pek bakmadan...
19 Mayıs 2007 Cumartesi
tembih_yıllık
Yazı yazmaktan nefret ederim aslında, özellikle duygularımdan, çiçeklerden böceklerden bahsetmem gerekiyorsa. Yıllıkları da sevmem bu yüzden, yıllık yazısı yazmak tam bi işkence çünkü. Amaaa bu yıllık olayını ortaya çıkaranların bi bildiği varmış sanırsam, çünkü sonradan okuması çoook eğlenceli.
Lise yıllıklarını okuyun ara sıra, iyi geliyor...
Lise yıllıklarını okuyun ara sıra, iyi geliyor...
17 Mayıs 2007 Perşembe
tespit - moral
moralin bulaşıcı olduğunu tespit ettim bugün. morali surekli bozuk, her seyi dert edinen ahlayip puflayan insanlardan uzak durun. Olumlu düşünen insanlarla vakit gecirin hatta hatta sevgiliniz filan olsun da hep yakinlarinizda olsun, boyleleri cok lazim bazi gunlerde...
sarı_tespit
dünyadaki sarı eksikliğini tespit ettim. yeni güneş gözlüklüler için gözlükleri çıkardıktan sonraki hayalkırıklığını yok etme amacıyla dünya ya sarı bi layer atmak istiyorum mutliplyından...
15 Mayıs 2007 Salı
zıp zıp zıplamak
Şenlikte zıp zıp zıpladım, keşke hep şenlik olsa, hep bahar olsa hep zıplasam, hergün memento hesabı unutup unutup yeniden başlasam...Thomas Brinkmann'ın "lovesong"u gibi olsa herşey ...zıp zıp zıplasam..neyimi tespit ettim...henüz yaşadığımı.
9 Mayıs 2007 Çarşamba
tespit_acele
hah!
aceleye gülüyor ananem...
onun yaşına gelince ben de güleceğim...
sabırsızlanıyorum...
aceleye gülüyor ananem...
onun yaşına gelince ben de güleceğim...
sabırsızlanıyorum...
8 Mayıs 2007 Salı
sıkıcı bi tespit
kişinin kendine yapılan bir kötülüğe karşılık vermemesi onu "iyi" yapmaz belki ama onurunu korur, zira kimi zaman onur, ayakta durmamızı sağlayan tek şeydir...
4 Mayıs 2007 Cuma
tespit_gur.ur/bet
gurbet'in insan ruhunda ortaya çıkardığı, milliyetçiliği harekete geçiren etkinin, inkar edilemeyen ve hatta ne olduğunu anlamadan ortaya çıkıp sizi bir anda sarıveren bir şey olduğunu tespit ettim. Ve halimden memnunum.
burada italya'nın en önemli gazetelerinin birinde baş sayfadaydık, "milyonlar meydanda" diye. balkonumda oturup "bak biz buyuz işte" dedim ispanyol oscar'a, karnım kıpır kıpır...
ve o günün akşamında, youtube'da izleme şansına eriştiğim çağlayan mitingi görüntüsünün karşısındaki ben; ne olduğunu anlamadan bir tüy ürpertisi, iki göz yaşı, on birşeyler yapma isteği ile bakakaldım 15,4 inchligime.
sora da sanat yaptım:)
burada italya'nın en önemli gazetelerinin birinde baş sayfadaydık, "milyonlar meydanda" diye. balkonumda oturup "bak biz buyuz işte" dedim ispanyol oscar'a, karnım kıpır kıpır...
ve o günün akşamında, youtube'da izleme şansına eriştiğim çağlayan mitingi görüntüsünün karşısındaki ben; ne olduğunu anlamadan bir tüy ürpertisi, iki göz yaşı, on birşeyler yapma isteği ile bakakaldım 15,4 inchligime.
sora da sanat yaptım:)
hiyerarşik_tespit
bugün, ulaşım sistemindeki hiyerarşide daha önce kabul ettiğimin aksine, kendiliğinden oluşan çünkü kimliksiz kalmış sınıfımın İtalya sınıflandırma sistemindeki yerini tespit ettim.
Şöyleki "bisikletli ben" buradaki sisteme göre %33 yaya, %67 motorlu araç kategorisindeyim. Böylece motorlu araçların seyrettikleri pürüzsüz asfalt yollarda ilerleyebilirken, kırmızı ışıkta canım isterse geçme hakkına sahibim. (bugün canım istemedi mesela, durdum.)
Dikkat! Bu kendiliğinden varolmuş kategorizasyon sistemi ülkeden ülkeye, şehirden şehire, coğrafyadan coğrafyaya değişmektedir. Ona ayrı bir yol bile atanmamış bir bisikletlinin, yeni geldiği bir şehirdeki kimlik arayışı zor, ızdıraplı ve hatta yaralayıcı olabilir.
Şöyleki "bisikletli ben" buradaki sisteme göre %33 yaya, %67 motorlu araç kategorisindeyim. Böylece motorlu araçların seyrettikleri pürüzsüz asfalt yollarda ilerleyebilirken, kırmızı ışıkta canım isterse geçme hakkına sahibim. (bugün canım istemedi mesela, durdum.)
Dikkat! Bu kendiliğinden varolmuş kategorizasyon sistemi ülkeden ülkeye, şehirden şehire, coğrafyadan coğrafyaya değişmektedir. Ona ayrı bir yol bile atanmamış bir bisikletlinin, yeni geldiği bir şehirdeki kimlik arayışı zor, ızdıraplı ve hatta yaralayıcı olabilir.
2 Mayıs 2007 Çarşamba
tembih-mayıs
mayıs ayında pıt diye yağmur yağabilir babetleriniz mahvolur, ayaklarınızı üşütüp cırcır ila grip olabilrisiniz, keçi boynuzundan tutundan tarçınlı kaynamış limona kadar her türlü işkenceye maruz kalıp yinede öksürmeye devam etmek zorunda kalabilirsiniz...tecrübe.
tespit_politik
içimde politik söylemlerde bulunma dürtüsü oldu hep, bunu su yüzüne çıkarabilmeye ise yeni yeni başladığımı tespit ettim(bkz:faşizm).. demek ki herşeyin bi zamanı varmış..
tespit-tansiyon-şehir-anarşi
Son günlerde şehrim pek bi heyecanlı pek bi tansiyonlu tarihinin mitingini yaşadı 29Nisanda, 28 inde ise Kyoto'yu imzala mitingi oldu , 1Mayıs'ta malumunuz bayram ama şehrimin midesine kramplar girdi, şehrimin valisi gaz yapan yemekler yemiş, tüm gün tansiyonlu ve de ağrılı bi gün geçirdi, ben de bayramdan nasibimi aldım , az bi miktar sabah uyan uyan dedi şehrim bana bastı biber gazını beşiktaş semalarında yüzüme...Ben ise utanarak söylüyorum, bu tansiyonlu ve şehrimi şehir yapan hiç bir mitinge katılamadım ya da katılmadım, galiba apolitik beyaz türk olma yolunda ilerliyorum...ve buna perde olsun diye adına anarşizm diyorum, alakası yok...
tespit -sütyen
sütyenin ortaya çıkışı epey ilginçmiş, 1.dünya savaşından sonra korsede fazla demir olduğu için korse kullanımı yasaklanıyor, aynı dönemde şişman kadınlar mahkemeye çıkamıyorlar, aynı dönemde kadınlar çalışmaya başlıyorlar ve korsesiz malumunuz memeli memeli dolanmak çalışmak zor oluyor işte tam da bu dönemde Mary Phelps Jacops 1914 de ilk sütyen tasarımının patentini alıyor, ama bu ve bunun benzeri şeyler bu kaldırgaçların lüzumsuz olduğu gerçeğini günümüzde değiştiremeyecek kadar endüstrileşmiştir. Benim tespitim ise azıcık daha küçük memeli bir hayvan olsaydım Mary'e hergün teşekkür etmek zorunda kalmazdım, ama kısmet değilmiş...
26 Nisan 2007 Perşembe
tespit_cümle(cik)
"aslında ben..."le başlayan cümleler kurmak zor...
ama, "keşke..."yle başlayanlarla yaşamak kadar değil...
ama, "keşke..."yle başlayanlarla yaşamak kadar değil...
22 Nisan 2007 Pazar
tespit[imsi]ler
1. zor, tespit insanı olmak..
2. 'neden kıyamet?' diye sorduğum oluyor..
3. dış görünüş önemlidir, ancak herşey dış görünüş deildir.
2. 'neden kıyamet?' diye sorduğum oluyor..
3. dış görünüş önemlidir, ancak herşey dış görünüş deildir.
tespit _önyargı
önyargı algının önceliğinden kaynaklanır. bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunabilir mi sorusunda algı etkenini de katarsak farkında olmadan bilgi sahibi olduğumuz durumlar vardır diyebilirz, ama bu fikir doğru mudur değil midir ayrı bir tespit konusudur..
20 Nisan 2007 Cuma
tespit_kayıp
her kültürün ölümle başa çıkışında derin farklılıklar olduğunu tespit ettim.kuzeye gidildikçe sükunet artıyor galiba.Akdenizin yoğun ağıtlı hayatla-ve ölümle- savaşan vedalarından farklı olarak tek damla gözyaşı dökmeden ölenin arkasından gğzel anıları hatırlayarak uğurlanabiliyormuş gidenler... ve ölümle cenaze arasında bir ay ya da daha fazla süre olabiliyormuş: ölünü kabullenene kadar geçen uzunca bir süre...
13 Nisan 2007 Cuma
tespit-fotosel
fotoselli şeylerle konuşma eğilimim olduğunu tespit ettim. görebiliyolarsa duya da olabilirler diye mi düşünüyorum nedir... sürekli bi; "açılsana" ya da "versene havluyu" diye çemkirme halindeyim...
bir not, bir dilek: tanrım; üç kuruşluk aklım var ona da sen mukayet ol, emi!
bir not, bir dilek: tanrım; üç kuruşluk aklım var ona da sen mukayet ol, emi!
5 Nisan 2007 Perşembe
1 Nisan 2007 Pazar
hesaptan muafiyet (?)
başkalarına hesap vermek zorunda olmama özgürlüğümüz, kendimize vereceğimiz hesaplardan muaf olmamıza yetmiyor...
sıkıntılı bişey bu...
sıkıntılı bişey bu...
29 Mart 2007 Perşembe
pilates ya da yalnızlık
beynini boşaltma anı tüm düşünceler primitif aman şu bacağımı şu kolumu böyle yaparken nasıl yaparım ve de nefes alııomuyduk burda veriio muyduk gibi şeyler:)
pilates nargile içmek gibi nefes al nefes ver...ve yalnızlık epey dinlendirici.
pilates nargile içmek gibi nefes al nefes ver...ve yalnızlık epey dinlendirici.
25 Mart 2007 Pazar
tespit_yazı yazmak
yazma konusunda mizmizlanip mizmizlanip etrafinda donup dolanip, oturunca da kendini kaybederek yaziyorum, zor olan ilk paragrafi zorlayarak kazasiz belasiz tamamlayabilmek galiba.. yazar kilitlenmesi(writers' block) denen şeyi açmanın vardır herhalde özel egzersizleri ama kalemi kağıda, elleri klavyeye koyup öylece salınmalarına izin vermek benim kilitlerimi çözüyor.
tespit 22 (birseyi cok istemek)
bu sabah bir kafede kahvalti ederken yan masadaki 4-5 yaslarindaki cocuga kulak kabartiyorum. tipik bir nisanstasi ailesi kadinlar feci sarisin herkes solaryum yanigi, her uc kelimenin biri ingilizce. sozkonusuzu cocuk once kahvaltisini yemek istemiyor sonra cilek olmazsa hicbirseyi yemem diye tutturuyor cilek geliyor bu sefer pasta pasta gelince yaninda dondurma yok diye cingar cikariyor , sonra hava almak uzere disari cikariliyor sonunda ve uc saatin ozetinde de hepsine iki catal batiriyor gelen yiyeceklerin ve gordugu muameleden yine de hosnut olmadan kafede yerde oturuyor , surati da bes karis. ben de bu kiz cocugunun istikbali ,birseyleri cok istemek ve mutlu olabilmek uzerinden dusuncelere daliyorum... galiba cocukken n'oooolur ama n'ooolur o benim olsun diye pesinden kostugumuz kirmizi sacli oyuncak bebegin yerini buyuyunce pesinden kosulan isler, insanlar, esyalar, mulkler vs aliyor ve biz de kirmizi sacli bez bebege yaptigimiz gibi o seyleri elde ettigimizde o sey her ne ise onemini kaybediyor gozumuzde, siradanlasiyor sanki. fethedilmis baska bir kale ve hic doyamiyoruz boylelikle: hep daha fazla daha iyi daha guzel. sorun o seyi ele etme etrafinda donen bitmek bilmeyen bir iktidar mucadelesi, cocugun ebeveynlerini tekrar tekrar deneyerek elde ettigi, sinirlarla karsilastigi anda kendinden ve gulucuklerinden mahrum ederek cezalandirdigi. birseyi cok istemek iyi birsey degildir diye tespit etmek istiyorum ama o da anlamli gelmiyor yani birseylere karar verip onlari istemeyince yasadigini nasil hisseder ki insan? galiba istemek ve birakmamak onemli olan kararlilik hali...
20 Mart 2007 Salı
tespit 21 (dost-dert)
eski bir dostun her derde deva olduğunu tespit ettim...
ettim ve mutlu oldum...
ettim ve mutlu oldum...
16 Mart 2007 Cuma
tespit 18 (yılgın)
"yorgunum" demek iddialı bi laf, (günlük yorgunluklardan bahsetmiyorum bu arada) biri "naaptın da yoruldun?" diye sorsa, apışıp kalınılabilinir.
riskli biraz...
o yüzden, "yılgınım" ı seçtim ben. bi yandan hüzünlü de bi kelime, kimse "naaptın da yıldın?" diye sormaz ve bi apışma anı yaşanmaz, yaşar gideriz...
riskli biraz...
o yüzden, "yılgınım" ı seçtim ben. bi yandan hüzünlü de bi kelime, kimse "naaptın da yıldın?" diye sormaz ve bi apışma anı yaşanmaz, yaşar gideriz...
15 Mart 2007 Perşembe
10 Mart 2007 Cumartesi
tespit 16 (kıyafet_2)
dikkat ediyorum da mağazalarda hiç birzaman 4-4lük denilebilecek tasarımlar olmuyor. illa ki birşeyini beğenmiyor insan. ya sadece bakarken, ya alıp-almamaya karar verme aşamasında, ya da almaya karar verildiği sırada, göze ilişen o küçücük detay! tanrım dio insan neden yani neden, bu güzelliği neden böyle bir detay ile mahvetmiş ki tasarlayan?? ve işte o noktada yıkılıyor bünye. firmaların bunu bir pazarlama stratejisi olarak uyguladıklarından kıllanmıyorm değilim; insanlar durmadan alsın fakat aldıklarından tam olarak tatmin olamasınlar ki yenisini alsınlar daha güzel olduğunu düşündükleri ama gene onda da bazı eksikler olsun ve onun yerine daha iyisine daha güzeline baksınlar diye..
tespit 15 (kıyafet_1)
mağazada görüp de elinize bile almayı gerekli görmediğiniz veya üzerinize giyince size hiç yakışmayan, veya yakışsa da pek bi özelliği olmayan, t-shirt, kazak, bol/dar paça düşük veya yüksek bel, uzun veya kısa pantolon ve şortlar, ne idüğü belirsiz bluzlar, kloş veya dar, desenli veya düz etekler ve aklınıza gelebilecek diğer her türlü kıyafeti mağazadaki herhangi bir fotomodel veya manken üzerinde gördüğünüzde gayet beğenebiliyor insan.. ayakkabı insanın duruşunu deiştirir, insanın duruşu da kıyafeti..
9 Mart 2007 Cuma
tembih 5, tespit 14 (emek)
ortaya güzel bişeyler çıkarmak için emek harcamak gerekir, birşeyleri oldukları gibi korumak hatta onları güzelleştirmek de çaba gerektirir.. çok bilindik bi tembih ama kendime bi daha tekrar ettim bunu, vakit ayıramadığım şeylerden sorumlu olduğumu, ve bişeyler yapmamın gerekliliğini anladığım dakikalarda..
7 Mart 2007 Çarşamba
tespit 13 (kedigiller)
kediler herşeyi çarçabuk öğreniyor özellikle evin sahibi kim ve ona ne şekilde davranılması gerekiyor kısmını saniyesinde çözüyor stratejilerini de ona göre belirliyor. Taktik ve gözlem yeteneklerinin gelişmiş olması sizi ondan soğutmuyor aksine daha feci bağlanıyorsunuz... Bu konuda ikinci tespit te kediler kendi hayatlarında -ve sizinkinde- düzen istiyor, bir gün 7'de öbür gün sabaha karşı gelinince hiç mi hiç mutlu olmuyorlar. Ve bu durumu da yüksek perdeden miyavlamalar ve kısa süreli küskünlüklerle bildiriyorlar.
6 Mart 2007 Salı
tembih 4 (içler-dışlar)
bu "içimdeki - dışımdaki" mevzularına çok girilmemeli, "iç" iyice derine kaçıp, kurtuluşu olmayan bir kuyuya dönüşebilir...
dikkat!
*kel, merhem, kendi(m)...
dikkat!
*kel, merhem, kendi(m)...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)